Yazılar

İcra ve İflas Hukuku

İcra Hukuku, borcunu ödeyemeyenin borcunun, alacaklının isteği üzerine devlet zoruyla gerektiğinde taşınır ve taşınmaz tüm varlıklarına el konarak karşılanmasına yönelik olan hukuk dalıdır. İcra hukukunda icra takibi vardır ve bu terim alacaklının alacağını alabilmek için icra müdürlüğünde başlattığı işlemdir. İcra işlemlerinde haciz uygulaması vardır ve bu uygulama, borçlunun mallarına ve tüm haklarına icra müdürlüğü aracılığıyla el konulmasıdır. İcra müdürlüğü, haciz uygulamasından önce tebligat göndermektedir ve bu tebligat genellikle ödeme ya da icra emri olmaktadır. Bunun bir süresi vardır ve bu tebligat dikkatlice okunmalıdır. Ödeme emri ile icra emrinin arasında pek bir fark yoktur. İkisi de bir borcun bulunduğunu ve bu borcun icra müdürlüğü vasıtası ile tahsil edileceğini belirtmektedir. İcra takibinin ilamsız takip, kambiyo senetlerine has takip ve ilamlı takip gibi çeşitleri vardır. İlamsız takip ve kambiyo senetlerine has takipte ödeme emri, ilamlı takipte ise icra emri gönderilmektedir. Ödeme ve icra emri, İcra Davaları kapsamında gönderilmektedir. İcra müdürlüğü tarafından gönderilen bu belge ile yasal hakların kullanılması için bir süre tanınmaktadır. Borç yoksa ya da borç miktarı hatalıysa, önceden ödenen bir borç yeniden isteniyorsa yasal haklar kullanılarak icra takibi durdurulabilmektedir.

Haciz İşlemine İtiraz Edilebilir

İcra takiplerinde gerçekleştirilen Haciz İşlemleri ise icra memurunun gözetiminde yapılmaktadır. Haciz işleminde alacağın tahsil edilebilmesi için eşyanın tespit edilmekte ve haciz tutanağına yazılmaktadır. Bu işlemde alacaklı talep ederse eşyaları yediemin depolarına götürülebilir ya da borçlu yediemin olur ve eşyalar bulunduğu yerde bırakılabilmektedir. Haciz işlemi uygulanırken alacaklı ya da vekili arzu ederse hazır bulunabilmektedir. Haciz işlemi yapılırken beyan ve talepler icra memuru tarafından haciz zaptına yazılmalıdır. Bu nedenle haciz tutanağı dikkatlice okunmalı ve sonrasında imzalanmalıdır. Taleplerin yazılmadığı bir zaptı, taleplerin olmadığını belirterek imzalamak ya da imzalamamak mümkündür. Haciz uygulaması memur işlemidir ve yasalara aykırılık söz konusu olduğunda icra mahkemesine şikâyet davası açılabilmektedir. Ayrıca bu dava süreye tabi olmamaktadır. Tek bir konut varsa ve bunun satılması halinde bir başka bir konut alınması mümkün olamıyorsa haczi mümkün olmamaktadır. Buna rağmen haciz işlemi yapıldıysa 7 gün içinde icra mahkemelerine başvuru yapılabilmektedir. Eğer haczedilen eşya borçluya ait değilse bu durumun icra memuruna belirtilmesi gereklidir. Bunun haciz tutanağına yazılması gereklidir. Ayrıca durumun eşyanın sahibi olduğu belirtilen kişiye bildirilmesi de gereklidir. Bu durumda üçüncü kişinin istihkak davası açma hakkı bulunmaktadır. Bu, karmaşık bir davadır ve mutlaka hukuki yardım alınmalıdır. İcra ve İflas Hukukundan kaynaklanan tüm davalar ile ilgili Eke&Şimşek profesyonel avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

İflas Davaları Ticaret Mahkemelerinin Görev Alanındadır

İflas Hukuku farklı bir dal olmakla birlikte icra ile bağlantılıdır. İflas ise ticaret mahkemesinin iflasına karar verilen borçlunun haczedilebilen tüm malvarlığının icra yolu ile paraya çevrilerek tüm alacaklarına ödenmesi durumudur. İflas tacirler hakkında uygulanabilmektedir. Ayrıca İflas Davaları ticaret mahkemelerinin görev alanına girmektedir. Bir borçlu için yapılan iflas takibi ve iflas davasının sonuçlanmasından tüm alacaklılar yararlanmaktadır. İflas hukukunda, eğer aksi belirtilmemişse alacaklılar arasında eşitlik bulunmaktadır. Elde edilen para alacaklıların arasında eşit bir şekilde paylaştırılmaktadır. İflas kararı mahkeme tarafından verilmelidir. Ayrıca iflas eden borçlu, alacaklılarının talebini beklemeden kendisinin de iflasını isteyebilmektedir. İcra ve İflas hukukunda İflas Erteleme de vardır. Bu durum yalnızca borçlu olan şirketin değil alacaklıların da kamunun da yararınadır. Ertelemeden anonim ve limited şirketlerle kooperatifler yararlanabilmektedir. Erteleme kararı bir defada en fazla bir yıl için verilebilmekle birlikte bu süre 4 yıla kadar uzatılabilmektedir.